Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu

4. Dönem 23 Haziran'da başlıyor!
 
AnasayfaPortalliGaleriAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Genevieve Amy Black

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Genevieve Amy Black
5. dönemi bekliyor
5. dönemi bekliyor
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1
Savaş Tarafın : Karanlık Taraf
Tuttuğu Büyücü Takımı :
Kayıt tarihi : 03/01/09

MesajKonu: Genevieve Amy Black   C.tesi Ocak 03 2009, 18:00

Ad: Genevieve Amy

Soyad: Black

Kişisel Özellikler: Cesur, zeki ve yeteneklidir. Fakat hırsı hepsinden daha fazla belirgindir. Asi, küçümser, sinsi, dediğini yaptıran, büyüde olağanüstü şekilde güçlü, inatçı, yaratıcı, kararsız, şımarık, seçici, sportif, eğlenceli, başkalarına aşağılamaya bayılan biridir.

Fiziksel Özellikler: Kahverengi saçlı, kahverengi gözlü ve güzel fizikli biridir.




Burç: Kova

Ailesi:
Büyücü Dünya'sının oluşmasından
itibaren Black ailesi vardır. Fakat 1200lü yıllardan itibaren
yayılmaya ve birçok alanda etkin olmaya başlamışlardır. Aileyi
çoğunlukla safkanlar oluşturur fakat arada birkaç istisna birey
bulunmaktadır. Bu önceden pek hoş karşılanmazdı fakat ailenin
son kuşakları, ailelerinde bulunan melezlere daha ılımlı
yaklaşmaya başlamışlardır. Ailenin bütün bireyleri sadık,
hırslı ve çalışkandır. Genelde karanlık sanatlarda usta
kişiler yetiştiren bir ailedir. İhanet bu ailenin katlanabileceği
son şeydir. Sadakate ve başarıya en az sevdikleri kadar önem
verirler. Ailedeki kişiler başarılarıyla övündükleri kadar
yakışıklılık ve güzellikleriyle de övünürler ki bu da
onların bazen ne kadar megoloman olabileceğini gösterir.


Özgeçmişi: Babası ve annesi çok saygın ölümyiyenlerdir. Genny ikisini de çok sevmekte ve ayrım yapmamaktadır. Fakat ikisi ayrılmışlardır. Genny bu olayı fazla büyütmemiş ve bunu kabullenmiştir. Bazen annesi bazen de babasıyla birlikte kalmaktadır.

Örnek Rp:
Tüm Slytherinliler gözlerini girişe çevirmişti. Çünkü bir
ses duymuşlardı. Birisi içeriye giriyordu. Birçok kişi arka tarafa doğru
kaçmıştı. 1. sınıflardan ağlayanlar bile vardı. Amy içinden onlara bir lanet
savurdu. Slytherin'u çok seviyordu fakat böyle korkakların, sulugözlerin ve
muhallebi çocuklarının bu binada bulanmaması gerektiğini düşünüyordu. Amy de 1.
sınıftı daha küçüktü ama her an saldırmaya hazır bir şekilde bekliyordu. Fazla
büyü bilmiyordu ama elinden geleni yapacaktı. Kendisindan daha büyük olanlardan
bile daha cesurdu şu anda bunu hissedebiliyordu. Giriş hafifçe açılmıştı. Amy
elini cüppesinin içine attı ve asasını tuttu eğer tehlikeli bir şey gelirse
hemen asasını çıkarıp saldırmayı düşünüyordu. Kapı tamamen açıldı. İçeriye soğuk
bir hava girdi. İçerisi daha da sessizleşti. Gerilim artıyordu. Kapıyı açan
karanlıkta belli olmuyordu. Amy asasına iyice yapışmiştı. Ortak salonun işığına
doğru yöneldi gelen kişi. Bir çok çocuk gözlerini kapatmıştı, ağlıyorlardı.
"Korkaklar." diye içinden kızdı onlara. Gelen
kişi yavaşça ışığa doğru geliyordu. Artık ortaya çıkınca gelenin bir profesör
olduğunu gördüler. Amy'nin içi rahatlamıştı. Profeösör hem müdürelerden biriydi
ve Amy'nin tanıdığı kadarıyla Gryffindor Bina sorumlusuydu hem de. Bu sırada o da
kendini tanıtmaya başladı.

"Ben okul
müdürelerinden Anna Carolina Katter. Sizi daha güvenli bir yere götürmeye
geldim. "

Amy profesörün
söylediklerindeki nefretli tonu hemen farketmemiş değildi. Slytherinlilerden haz
etmediği sesindeki soğukluktan hemen anlaşılıyordu. Profesör tüm çocukları
topladıktan sonra onları etrafından götürmeye başladı. Amy sonlardaydı.
Korkakların hepsi önlerdeydi. Profesöre yakın olmak istiyorlardı. Amy kendine
son derece güveniyordu hatta içinde biraz da kibir vardı. Kendisini küçük gören
insanlardan nefret ederdi. İşte şu anda bunu hissediyordu. Sanki hiç belli
olmuyordu Gryffindorlulardan nefret ettiği. Ama Amy bu sırada başka bir şey daha
farketti. Profesörün çocukları küçümser bir hali kalmamıştı. Amy profesörün
halini daha çok korku diye yorumlamıştı. Sanki gerçekten bir şeylerden
ürküyordu. Amy bu halde bile kendisinin bu duruma gülümsediğini farketti. Amy
sonradan zombi saldırısı anında bile keyiflenebildiğine şaşırdı. Şimdi zombi
çıksa şu öndeki sulugözler ne yapardı ki? Hemen çığlık çığlığa kaçışırlardı ve
her şeyi birbirine katarlardı. Profesörün tedirginliğinin birazının bundan
kaynaklandığını sezdi. Altıncı kata gelmişlerdi. Burası daha karanlıktı.
Profesör biraz sonra "Lumos" diyerek ışık büyüsünü
yapmıştı. Amy bu sırada arkadaşı Katy'ye baktı. Katy kendisinden daha
önlerde bir yerdeydi fakat Amy onu görebiliyordu. Amy Katy'nin yüzündeki
ifadeden sadece endişe seziyordu. Biraz daha yürüdüler. Sonunda 7. kata
vardılar. Profesör bir duvarın önünde durdu ve bir şeyler fısıldadı. Önlerine
bir kapı çıktı. Kapının ardında çok büyük bir oda vardı. Bu odaya bir çok kişi
sığardı. Ama Amy'nin keyfi bozuldu. Çünkü içeriden onlardan başka öğrenciler de
vardı. Bunlar Gryffindorlulardan başkası değildi. Amy onlara nefretle baktı.
Onlar da Amy'ye öyle bakıyordu. Hepsini tek tek süzdü. Hepsinin içinde bir korku
vardı ama kimse belli etmemeye çalışıyordu. "Bir de
herkese korkak diyip dururlar, kendilerinin cesur olduğunu söylerler. Şu korkak farelerin haline bak hepsi büzüşmüşler
resmen korkudan." diye mırıldandı kendi kendine. Gryffindorlulara duyduğu
nefet kadar hiç birşeye duymuyordu. Zümrüdüankacıları unutmamak lazım ama.Önce zümrüdüankacılar sonra da şu pis lağım fareleri diyerek Gryffindorluları
betimledi Amy.
Amy etrafına bakındıkça
tanıdık bir yüz gördü. Bu şekerci dükkanında tanıştığı birisiydi. Sarah, evet bu
Sarah'tı. Yanında da bir çocuk vardı. bu da ona bahsettiği sevgilisi olmalıydı.
Ama garip bir şeyler sezdi Amy. Sanki kavga ediyorlar gibiydi. Daha doğrusu
düello yapıyorlardı sanki. "Şimdi mi? Yani şu anda
düello mı yapıyorlar. Bir virüs Hogwarts'ı etkisi altına almaya çalışırken
mi?" Amy kendi kendine bunları sordu ve yanlarına gitme kararı aldı. Ne
kadar kendisi Slytherinli olsa da Sarah'ı tanıyordu ve sevgilisini ne kadar çok
sevdiğini biliyordu. Birkaç öğrencinin yanından hızla geçti ve onların yanına
geldi ve durdu. Amy yine bir gerginlik hissetmeye başladı. Aralarında bir
tatsızlık vardı. Amy daha da yaklaştı. Tam onlara olanları soracakken Sarah'ın
yere düşüşünü gördü. Amy koşmaya başladı. Sarah'ın yanına diz çöktü. Bu sırada
onun sevgilisine de kendini tanıtmayı unutmadı. Ne yapacaklarını şaşırmışlardı.


"Ben yardım
çağırmaya gidiyorum." diyerek çok klasik bir cümle kurdu Amy ama bunu
düşünecek vakti yoktu hem de hiç yoktu. Hemen ayağa kalkıp profesörün oldması
gereken yere doğru koşmaya başladı. Profesörü kaçırmamalıydı çünkü her an
gidebilirdi. Daha Ravenclaw ve HufflePuff'lıları getirecekti. Amy önüne
çıkanları aldırmadan ve onları ittirerek ilerledi. Sonunda profesörü gördü.
Önüne çıkan iriyarı bir Gryffindorluyu da şiddetlice ittirerek profesörün yanına
gitti. Amy profesörün yanına vardığında Gryffindorlu çocuğun düşme sesini duydu.
Amy hızla birinin bayıldığını söyledi. Herşeyi tam olarak söylemek istemiyordu.
Amy profesörün yüzündeki endişeyi hemen farketti. Profesör ona bir şifacı
getireceğini garantileyerek gitti. Amy de Sarah'ın yanına döndü.


"Şifacı
geliyor. Olayları tam anlatmadım sadece biri bayıldı dedim." diyerek
Sarah'ın sevgilisine olanları kısaca anlattı. Sarah'ın sevgilisi Amy'e minnetle
baktı. Amy de ona gülümseyerek Sarah'ın yanına eski yerine diz çöktü. Gözü hep
kapıdaydı. Bir türlü kimse delmiyordu. Sanki dakilalar saatlar kadar uzundu
artık.

"Sabret Sarah sabret." diye mırıldanıp duruyordu Amy
ama Sarah'ın duymadığı biliyordu. Sonra sanki saatlermiş gibi gelen bir yirmi
dakikadan sonra profesör Hufflepufflılar ve bir şifacı ile geldi. Amy yine ayağa
fırladı ve profesöre doğru koştu. Amy'nin geldiğini gelen profesör hemen
şifacıyı alıp ona doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı. Profesör şifacıyı Amy
ile gönderdi ve Amy de şifacı ile geldiği yere döndü. Şifacı hemen Sarah'ın
yanına geldi. Sarah'ın sevgilisi Sarah'ın elini tutuyordu. "Her şey düzelecek." gibi bir
şeyler mırıldanıyordu. Amy de Sarah'ın yanına gitti. Şifacı Sarah ile
ilgilenmeye başladı. Sarah'ın sevgilisi Amy'e döndü.

"Herşey için çok sağol. Çok yardım
ettin." dedi.

"Önemli değil. Sarah benim de arkadaşım. Size yardımım
dokunduysa ne mutlu bana." diyerek cevap verdi Amy. Sonra devam
etti.

"Ama
benim diğerlerinin yanına dönmem gerekiyor. Gelişmeleri bana da
söylersin." diyerek gitti Amy. Gerçekten de gitmesi gerekiyordu. Biraz
yalnız kalmalılar diye düşünüyordu çünkü. Amy Slytherinlilere doğru ilerlemeye
başladı. "Şimdi bebek bakıcılığı vakti." diye
düşündü Amy. Ne kadar da yaşıtları olsa ağlayanları yatıştırmaya başladı. Ne
kadar da nefret etse bunu yapma gereği hissediyordu. Sonunda tüm ağlayanları
yatıştırdıktan onra Amy Katy'nin yanına gitti.
"Ne vahşet değil mi?" Katy
birden yerinden sıçradı.

"Ne diye böyle
sinsice yaklaştın?"

"Sinsice filan yaklaştığım yok. Sadece sen şu anda herşeyden
korkuyorsun, şu etrafımızdaki korkak fareler gibisin" dedi Amy hırçınca. Amy hırçınlaştığında tüm arkadaşlarını
üzebilecek bir kapasiteye geliyordu. Amy Katy'nin yanına gidip duvara
yaslandı. Amy'nin gözleri doluyordu ama kendini ağlamamak için tutuyordu. Amy bu
kadar çabuk yılmamalıydı ve yılmayacaktı. Kendisini iyice toparlayıp iri
gözlerini kapıya dikti ve olacakları sessizce beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Genevieve Amy Black
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Hogwarts :: Seçmen Şapka-
Buraya geçin: